Bugün
Özgül & Selçuk KOÇYİĞİT | Ayakizlerimiz.com

Nar Ağacı

Salı, 8 Ekim 2013
Selçuk
Nar Ağacı

Çocuklarla ilgili her şey artık daha fazla etkiler oldu beni. Onların gözyaşları beni de ağlatır, televizyonda savaş sahnelerinde görünen ölü çocuk görüntüleri içime sancılar saplar, kitaplarda okuduğum hazin öyküler beni derinden sarsar oldu.
Şimdi okuduğum “Nar Ağacı” kitabında mesela. 1. Dünya Savaşı, Kafkas cephesinde, Trabzon’a saldıran Ruslar yüzünden, o zamana kadar Türklerle aynı şehirde kardeş gibi yaşayan Ermeniler ve diğer milletlerden insanlar göç etmek zorunda bırakılıyor. Kitabın kahramanları Büyükhanım ve Zehra’nın komşuları Siranuş hanım da bir Ermeni’dir. Siranuş Hanım da küçük bebeği Anuş ile beraber, göç etmek zorunda kalan bir ailedir. Fakat Siranuş hanım, bebeğinin, bu göç sırasında karşılaşacakları güçlüklere ve uzun, meşakkatli yolculuğa dayanamayacağını düşünerek, Anuş’u Büyükhanıma emanet ederek gitmek zorunda kalır.
Bu tür hikâyeleri kendime uyarlıyorum ister istemez. Kendi canının parçası çocuğunu, en yakın komşun yâda akraban da olsa, başkasına bırakıp, bilinmeyen bir yolculuğa çıkmak fikri bile korkunç. Çocuğunun yollarda ölmesi ihtimalindense, onu bırakmanın yeğ tutulması. Çok yaralayıcı.
Ayrılık anında bebeği ile ilgili bilgileri veriyor kapıda Siranuş hanım:
– Anuş bu gece sizde kalsın, eğer bu gece Ona sarılıp yatarsam bir daha ayrılamam.
– Sıcak ekmek içini çok sever. Unutmayın. Bir de ağlar da susmazsa şekerli su yapın. Bir de ateşi yükselirse… Bir de hıçkırığı tutarsa…
diye devam eden cümleler. Gerçekten de böyle bir anda bir de’lerin sonu yoktur anne yüreğinde.

Yorum yapabilmeniz için Giriş yapmalısınız! Üyeliğiniz yoksa ücretsiz olarak üyelik açabilirsiniz..

Nar Ağacı başlıklı içerik için hiç yorum yapılmamış!
İlk yorumu siz yapın.

Copyright © Özgül & Selçuk KOÇYİĞİT | Ayakizlerimiz.com - Özgül & Selçuk KOÇYİĞİT | Ayakizlerimiz.com